GENEL MÜDÜR VEKİLİMİZ 30 TEMMUZ DOLAYISIYLA RÖPORTAJ VERDİ

GENEL MÜDÜR VEKİLİMİZ 30 TEMMUZ DOLAYISIYLA RÖPORTAJ VERDİ

Genel Müdür Vekilimiz Abdullah Ayaz, 30 Temmuz Dünya İnsan Ticaretiyle Mücadele Günü dolayısıyla Anadolu Ajansı muhabirinin sorularını yanıtladı.

Genel Müdürlüğümüzde gerçekleştirilen röportajda Genel Müdür Vekilimiz Abdullah Ayaz, çağın modern köleliği olarak adlandırılan insan ticaretinin son yıllarda dünya kamuoyunda kişilerin temel hak ve özgürlüklerine karşı işlenmiş en ağır suç türlerinden biri olarak gösterildiğini belirterek, insan ticareti suçunun dünya genelinde giderek arttığını ve karma göç hareketlerinin de etkisiyle 21. yüzyılın en önemli küresel sorunlarından biri haline geldiğini ifade etti.

Genel Müdür Vekilimiz Abdullah Ayaz, insan ticaretinin, başta kişilerin zorla çalıştırılması, hizmet ettirilmesi, fuhuş ya da diğer cinsel amaçlarla istismar edilmesi, özgürlükleri kısıtlanarak esaret ve benzeri uygulamalara maruz kalması, organ ve dokularından istifade edilmesi olmak üzere içinde bulunulan teknoloji çağının da etkisiyle daha farklı formlarda temel hak ve özgürlüklerine karşı ciddi tehdit oluşturan bir suç türü olarak karşılarına çıktığını dile getirdi.

21. yüzyıl öncesinde insan ticaretinin, sıklıkla kölelik, sonrasında zorla çalıştırma ve kadınların cinsel istismarı olgularıyla ilişkilendirildiğinin görüldüğünü vurgulayarak, şunları kaydetti: "21. yüzyılın başlarından itibaren insan ticareti suçunun ciddi boyutlara ulaşması ve küresel ölçekte tüm ülkeleri etkilemesi nedeniyle mücadele çalışmaları hız kazanmıştır. Bu bağlamda Birleşmiş Milletler tarafından insan ticareti suçunun tanımlanması ve mağdur olan kişilerin destek hizmetlerine yönlendirilmesi hususlarını düzenleyen 'Palermo Protokolü' imzalanmıştır. Yine son dönemlerde özellikle mağdurların korunması alanında detaylı hükümleri içeren 'Avrupa Konseyi İnsan Ticaretine Karşı Eylem Sözleşmesi' hazırlanarak yürürlüğe girmiştir. Genel olarak ülke mevzuatı bu düzenlemeler çerçevesinde şekillenmiştir."

Genel Müdür Vekilimiz Abdullah Ayaz, dünya genelindeki verilere bakıldığında, Uluslararası Çalışma Örgütü tarafından 2017'de yayımlanan "Modern Kölelik Üzerine Küresel Tahminler" isimli raporda, dünya genelinde 40,3 milyon muhtemel insan ticareti mağdurunun olduğunun belirtildiğini anlattı. Aynı raporda 40,3 milyon muhtemel mağdurun yüzde 71'ini kadınların oluşturduğunu ve her 4 mağdurdan birinin çocuk olduğunun ifade edildiğini aktaran Genel Müdür Vekilimiz Abdullah Ayaz, şöyle devam etti:
"Yine Uluslararası Çalışma Örgütü'nün yapmış olduğu çalışmalarda dünyada insan ticareti fiillerinden yıllık 150 milyar ABD Doları tutarında yasa dışı kazanç elde edildiği belirtilmiştir. ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından 2018 yılında yayımlanan 'İnsan Ticareti Raporu'nda 2017'de dünya genelinde yaklaşık 100 bin kişinin insan ticareti mağduru olarak tanımlandığı belirtilmiştir. Bahse konu rakamlar incelendiğinde, dünya genelinde mağdur tanımlama ve destek hizmetlerine yönlendirme konusunda ciddi bir eksiklik olduğu göze çarpmaktadır. Bu eksiklik özellikle insan ticareti konusunda farkındalık eksikliğinden kaynaklanmaktadır."

Türkiye'deki insan ticaretinin genel profili hakkında da bilgi veren Genel Müdür Vekilimiz Abdullah Ayaz, şunları söyledi: "Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de insan ticareti suçu daha çok cinsel istismar maksatlı işlenmektedir. Son yıllarda insan ticareti suçunun özellikle zorla çalıştırma şeklinde işlenişinde bir artış var ama Türkiye'de tanımlanan mağdurların yaklaşık yüzde 70'ini cinsel istismar mağdurları oluşturuyor. Tanımlanan mağdurların profiline bakacak olursak, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra eski Doğu Bloku ülkelerinin vatandaşlarının, bu suçu işleyen kişiler tarafından iş ya da daha iyi bir yaşam vaadiyle kandırılarak, Türkiye’ye getirildiklerini ve insan ticareti suçuna maruz bırakıldıklarını görüyoruz. Son dönemde komşu bölgelerde meydana gelen iç karışıklıklar ile siyasi ve ekonomik istikrarsızlıklar nedeniyle Türkiye'ye yoğun bir göç akını gerçekleşmiştir. Göç akınıyla Türkiye'deki mağdur profili ve suçun görülme şekilleri değişmiştir. 2014 yılından bu yana tanımlanan mağdurlar arasında en fazla Suriye uyruklu yabancılar yer alıyor. Suçun görülme şekilleri bakımından zorla çalıştırma ve zorla dilendirme yöntemlerinde artış meydana geldi. Zorla çalıştırma ve dilendirmenin artması çocuk mağdur sayısında artışı da beraberinde getirdi."

Genel Müdürlüğümüzce insan ticaretiyle mücadele konusunda yapılan çalışmalardan da bahseden Genel Müdür Vekilimiz Abdullah Ayaz, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nda, insan ticareti mağdurlarına verilen ikamet izni, ikamet izninin uzatılması ve iptaliyle insan ticareti mağdurlarının sınır dışı edilemeyeceği ilkesi ve bu alanda yetkili ve görevli bulunan İnsan Ticareti Mağdurlarını Koruma Dairesi Başkanlığının kuruluşunun düzenlendiğini ifade etti. Başta "Palermo Protokolü" ve "Avrupa Konseyi İnsan Ticaretine Karşı Eylem Sözleşmesi" olmak üzere bu alandaki uluslararası düzenlemelerle uyumlu şekilde mağdurların korunması alanında detaylı şekilde düzenleme getirmek amacıyla 17 Mart 2016'da İnsan Ticaretiyle Mücadele ve Mağdurların Korunması Hakkında Yönetmeliğinin yürürlüğe girdiğini söyledi. Yönetmelikle, insan ticareti suçunun önlenmesi, insan ticaretiyle mücadele, Türk vatandaşı ve yabancı ayrımı gözetilmeksizin insan ticareti mağdurlarının korunması, yabancı mağdura insan ticareti mağduru ikamet izni verilmesi ve mağdurlara sunulacak destek hizmetlerine ilişkin esasların belirlendiğini belirten Genel Müdür Vekilimiz Abdullah Ayaz, şu bilgileri verdi: "Yönetmelikle ulusal yönlendirme mekanizmasının çerçevesi oluşturularak, mağdurların 81 ilde teşkilatlanmış olan İl Göç İdaresi Müdürlüklerinde görevli uzman personel tarafından tanımlanmasına ilişkin usul ve esaslar da belirlenmiştir. Bu kapsamda 2017'de İl Göç İdaresi Müdürlüklerimiz tarafından 5 bin 132 kişiyle insan ticareti mülakatı gerçekleştirilmiş ve 303 kişi mağdur olarak tanımlanarak destek hizmetlerine yönlendirilmiştir." Genel Müdürlük bünyesinde bulunan İnsan Ticareti Mağdurlarını Koruma Dairesi Başkanlığının, insan ticaretiyle mücadele ve mağdurların korunması alanında, ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği halinde çalışmaları yürüttüğünü işaret etti.

İnsan ticareti mağdurlarına çeşitli konularda hizmetler verdiklerini dile getiren Genel Müdür Vekilimiz Abdullah Ayaz, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü olarak, yabancı uyruklu mağdurlara destek programıyla gönüllü ve güvenli geri dönüş programı kapsamında hizmetler sunduklarını bildirdi. Ağır travma yaşamış mağdurların topluma yeniden uyumu ve yaşadıklarının etkisinden kurtulabilmeleri amacıyla iç hukuklarında mağdur lehine bir çok düzenleme yapıldığına dikkati çekerek, "Bu bağlamda, mağdurlara ikamet izni düzenlenmekte, ücretsiz sağlık hizmetleri sunulmakta, baro tarafından avukat görevlendirilmekte ve çalışma izinleri konusunda kolaylıklar sağlanmaktadır. Barınma ihtiyacı olan mağdurlara, bu suç mağdurlarına özgü ihtisaslaşmış sığınma evlerinde barınma ve destek programından yararlanma imkanı tanınmaktadır." dedi.

Türkiye'de son yıllarda insan ticaretiyle mücadele ve mağdurların korunması alanında birçok adım atıldığını anımsatan Genel Vekilimiz Abdullah Ayaz, şöyle konuştu: "Gerçekleştirilen çalışmalarla insan ticareti suçu işleyenlerin cezalandırılması ve mağdurların desteklenmesi hususunda mevzuat açısından iyi bir duruma gelmiştir. Özellikle ihbar ve şikayet mekanizmasının etkin bir şekilde işletilmesi amacıyla Yabancılar İletişim Merkezi'nde (YİMER 157) 6 dilde 7 gün 24 saat insan ticareti ve yabancılarla ilgili diğer konularda bilgilendirme yapılmakta ve görevli personele özel eğitimler verilmektedir. Mağdurlara sunulacak destek hizmetlerinin etkinliğinin artırılması amacıyla hem yerel yönetimler hem de sivil toplum kuruluşları ile yakın işbirliği içerisinde çalışılmaktadır. Ankara Büyükşehir Belediyesi ile insan ticareti mağdurları sığınma evi hususunda işbirliği protokolü imzalanmıştır. Özellikle önümüzdeki süreçte mağdurların yoğun olarak karşılaşıldığı illerde belediyeler ve sivil toplum kuruluşları ile destek hizmetleri noktasında iş birliği protokolleri imzalanması planlanmaktadır."​